تَسَبَّبَ غُمُوضُ الْخِطَابِ فِي خَيْبَةِ أَمَلِ الْمُسْتَمِعِينَ.
Konuşmanın anlaşılmazlığı, dinleyicileri hayal kırıklığına uğrattı.
تَسَبَّبَ غُمُوضُ الْخِطَابِ فِي خَيْبَةِ أَمَلِ الْمُسْتَمِعِينَ.
Konuşmanın anlaşılmazlığı, dinleyicileri hayal kırıklığına uğrattı.
إِنَّ عَدَمَ وُضُوحِ هَذَا النَّصِّ يَجْعَلُ تَرْجَمَتَهُ صَعْبَةً.
Bu metnin anlaşılmazlığı, çevirisini zorlaştırıyor.
صُعُوبَةُ الْفَهْمِ هِيَ عَقَبَةٌ كَبِيرَةٌ فِي التَّوَاصُلِ.
Anlaşılmazlık, iletişimde büyük bir engeldir.