تَمَكَّنَّا أَخِيرًا مِنَ الِاتِّفَاقِ عَلَى الْمَكَانِ الَّذِي سَنَذْهَبُ إِلَيْهِ لِقَضَاءِ الْعُطْلَةِ.
Sonunda tatil için nereye gideceğimiz konusunda anlaşmayı başardık.
تَمَكَّنَّا أَخِيرًا مِنَ الِاتِّفَاقِ عَلَى الْمَكَانِ الَّذِي سَنَذْهَبُ إِلَيْهِ لِقَضَاءِ الْعُطْلَةِ.
Sonunda tatil için nereye gideceğimiz konusunda anlaşmayı başardık.
يَتَعَيَّنُ عَلَى جَمِيعِ أَعْضَاءِ الْفَرِيقِ التَّوَافُقُ مِنْ أَجْلِ الْعَمَلِ عَلَى الْمَشْرُوعِ.
Proje üzerinde çalışmak için tüm ekip üyeleri anlaşmak zorunda.
تَعَاقَدَ، اِصْطَلَحَ، تَشَارَطَ