تَنَمَّلَ — يَتَنَمَّلُ · تَنَمُّل
بدأت يدي تتنمل من البرد.
Soğuktan ellerim uyuşmaya başladı.
بدأت يدي تتنمل من البرد.
Soğuktan ellerim uyuşmaya başladı.
خدرت ساقي لأنني جلست لفترة طويلة.
Uzun süre oturduğum için bacağım uyuştu.
اتفقنا أخيرا على جميع القضايا ووقعنا الاتفاقية.
Sonunda tüm konularda uyuştuk ve anlaşmayı imzaladık.