antlaşmak

اتَّفَقَ الطَّرَفَانِ أَخِيرًا عَلَى نُقْطَةٍ مُهِمَّةٍ فِي الْمُفَاوَضَاتِ.

Taraflar sonunda bir konuda antlaştılar.

تَعَاهَدَ الْبَلَدَانِ عَلَى التَّعَاوُنِ فِي مُخْتَلِفِ الْمَجَالَاتِ.

İki ülke, iş birliği yapmak için antlaştı.

İlişkili Kelimeler