apaydın

فِي يَوْمٍ مُشْمِسٍ، أَصْبَحَتِ الْغُرْفَةُ مُشْرِقَةً جِدًّا.

Güneşli bir günde oda apaydın oldu.

بِفَضْلِ ضَوْءِ الْقَمَرِ، أَصْبَحَتِ اللَّيْلَةُ مُنِيرَةً.

Ay ışığı sayesinde gece apaydın oldu.

لَا جَدْوَى مِنَ الْكَذِبِ بَيْنَمَا الْحَقَائِقُ وَاضِحَةٌ كَالنَّهَارِ.

Gerçekler apaydın ortadayken yalan söylemenin anlamı yok.

İlişkili Kelimeler