فَاصِل — فَوَاصِل
سَنُوَاصِلُ الِاجْتِمَاعَ بَعْدَ أَخْذِ فَاصِلٍ قَصِيرٍ.
Toplantıya kısa bir ara verdikten sonra devam edeceğiz.
سَنُوَاصِلُ الِاجْتِمَاعَ بَعْدَ أَخْذِ فَاصِلٍ قَصِيرٍ.
Toplantıya kısa bir ara verdikten sonra devam edeceğiz.
الطُّلَّابُ يَلْعَبُونَ فِي الْحَدِيقَةِ خِلَالَ الِاسْتِرَاحَةِ.
Öğrenciler teneffüste bahçede oynuyorlar.
اسْتَغَلَّ الطُّلَّابُ الْفُسْحَةَ لِلَّعِبِ فِي سَاحَةِ الْمَدْرَسَةِ.
Öğrenciler teneffüsü okul bahçesinde oynamak için kullandılar.
Ayrıca: فَتْرَةُ رَاحَةٍ
عُطْلَة، هُدْنَة، وَقْت مُسْتَقْطَع