aralı

تُمْطِرُ بِشَكْلٍ مُتَقَطِّعٍ، لِذَا يَجِبُ أَنْ تَأْخُذَ مِظَلَّتَكَ مَعَكَ.

Yağmur aralı aralı yağıyor, bu yüzden şemsiyeni yanına almalısın.

تَمَّ تَشْغِيلُ الْمُوسِيقَى عَلَى فَتَرَاتٍ فِي الْحَفْلِ، مِمَّا أَزْعَجَ الْمُسْتَمِعِينَ.

Konserde müzik aralı aralı çalındı, bu da dinleyicileri rahatsız etti.

الْأَخْبَارُ الَّتِي تَصِلُ بِشَكْلٍ غَيْرِ مُنْتَظِمٍ تُظْهِرُ خُطُورَةَ الْوَضْعِ.

Aralı aralı gelen haberler, durumun ciddiyetini gösteriyor.

İlişkili Kelimeler