arama yapmak

قَامَتِ الشُّرْطَةُ بِتَفْتِيشِ الْمَنْزِلِ لِلْقَبْضِ عَلَى الْمُشْتَبَهِ بِهِ.

Polis, şüpheliyi yakalamak için evde arama yaptı.

أَجْرَوْا بَحْثًا فِي كُلِّ مَكَانٍ لِلْعُثُورِ عَلَى الطِّفْلِ المَفْقُودِ.

Kaybolan çocuğu bulmak için her yerde arama yaptılar.

بَحَثَ الْمُحَقِّقُ فِي الْمَكْتَبِ لِلْعُثُورِ عَلَى الْأَدِلَّةِ.

Dedektif, delilleri bulmak için ofiste arama yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler