arena

اعْتَادَ الْمُصَارِعُونَ الْقِتَالَ حَتَّى الْمَوْتِ فِي الْحَلْبَةِ وَكَانَ الْمُشَاهِدُونَ يُشَاهِدُونَهُمْ بِحَمَاسٍ كَبِيرٍ.

Gladyatörler arenada ölümüne savaşırlardı ve seyirciler büyük bir heyecanla onları izlerdi.

السَّاحَةُ السِّيَاسِيَّةُ هِيَ مَكَانٌ تَصْطَدِمُ فِيهِ الْآرَاءُ الْمُخْتَلِفَةُ وَتَشْتَدُّ الْمُنَافَسَةُ.

Siyasi arena, farklı görüşlerin çarpıştığı ve rekabetin yoğun olduğu bir yerdir.

مَيْدَان — مَيَادِين

تُعْتَبَرُ مُصَارَعَةُ الثِّيرَانِ حَدَثًا شَائِعًا فِي إِسْبَانِيَا، وَيَتَجَمَّعُ حَشْدٌ كَبِيرٌ فِي الْمَيْدَانِ.

Boğa güreşleri, İspanya'da hala popüler bir etkinliktir ve arenada büyük bir kalabalık toplanır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler