armatör

قَامَ مَالِكُ السَّفِينَةِ بِتَوْسِيعِ أُسْطُولِهِ عَنْ طَرِيقِ شِرَاءِ سَفِينَةٍ جَدِيدَةٍ.

Armatör, yeni bir gemi alarak filosunu genişletti.

يَعْمَلُ أَخِي مَعَ مُشَغِّلِ سُفُنٍ فِي مِينَاءِ إِسْطَنْبُولَ.

Kardeşim İstanbul Limanı'nda bir armatörle çalışıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler