بَحَّار — بَحَّارَة
يَضْطَرُّ الْبَحَّارَةُ إِلَى الْعَمَلِ فِي الْبَحْرِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بَعِيدًا عَنْ عَائِلَاتِهِمْ.
Denizciler, uzun süre ailelerinden uzakta denizde çalışmak zorundadırlar.
يَضْطَرُّ الْبَحَّارَةُ إِلَى الْعَمَلِ فِي الْبَحْرِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بَعِيدًا عَنْ عَائِلَاتِهِمْ.
Denizciler, uzun süre ailelerinden uzakta denizde çalışmak zorundadırlar.
يُمْكِنُ لِلْمَلَّاحِ المُتَمَرِّسِ أَنْ يُرْسِيَ السَّفِينَةَ بِأَمَانٍ فِي المِينَاءِ حَتَّى فِي الطَّقْسِ العَاصِفِ.
Tecrübeli bir denizci, fırtınalı havalarda bile gemiyi güvenle limana yanaştırabilir.
كَانَ وَالِدِي بَحْرِيًّا وَسَافَرَ حَوْلَ العَالَمِ.
Babam bir denizciydi ve dünyayı dolaştı.
Ayrıca: نُوتِيّ
نُوتِيّ السَّفِينَة