liman

مِينَاء — مَوَانِئ

لَجَأَتِ السُّفُنُ إِلَى الْمِينَاءِ لِلِاحْتِمَاءِ مِنَ الْعَاصِفَةِ.

Gemiler, fırtınadan korunmak için limana sığındılar.

مَرْفَأ — مَرَافِئ

يَلْعَبُ هَذَا الْمَرْفَأُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي تَطْوِيرِ التِّجَارَةِ.

Bu liman, ticaretin gelişmesinde önemli bir rol oynuyor.

مَرْسَى — مَرَاسِي

الْمَرْسَى مَكَانٌ آمِنٌ لِلْقَوَارِبِ خِلَالَ الْعَوَاصِفِ.

Liman, fırtınalar sırasında tekneler için güvenli bir yerdir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler