iskele

رَسَتِ السُّفُنُ عَلَى الرَّصِيفِ لِإِنْزَالِ الرُّكَّابِ.

Gemiler yolcuları indirmek için iskeleye yanaştı.

قَامَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ بِتَرْكِيبِ سِقَالَةٍ عَلَى الْوَاجِهَةِ الْخَارِجِيَّةِ لِلْمَبْنَى.

İnşaat işçileri binanın dış cephesinde iskele kurdular.

اصْطَحَبَنِي وَالِدِي إِلَى رَصِيفِ الْمِينَاءِ لِمُشَاهَدَةِ السُّفُنِ وَهِيَ تُغَادِرُ وَتَعُودُ.

Babam, gemilerin ayrılıp dönüşünü izlemek için beni iskeleye götürdü.

Ayrıca: مَرْسَى

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler