gemi

سَفِينَة — سُفُن

رَسَتْ سَفِينَةٌ كَبِيرَةٌ فِي الْمِينَاءِ وَنَزَلَ الرُّكَّابُ.

Büyük bir gemi limana yanaştı ve yolcular indi.

مَرْكَب — مَرَاكِب

يَسْتَخْدِمُ الصَّيَّادُونَ مَرْكِباً صَغِيراً لِلْإِبْحَارِ فِي الْبَحْرِ كُلَّ صَبَاحٍ بَاكِرًا.

Balıkçılar her sabah erkenden denize açılmak için küçük bir gemi kullanırlar.

بَاخِرَة — بَوَاخِر

كَانَ وَالِدِي يَعْمَلُ ذَاتَ مَرَّةٍ عَلَى مَتْنِ بَاخِرَةِ رُكَّابٍ.

Babam bir zamanlar bir yolcu gemisinde çalışıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler