سَأَلَ هَلْ يُوجَد شَاي مُعَلَّق فِي المَقْهَى؟
Kahvede askıda çay var mı diye sordu.
سَأَلَ هَلْ يُوجَد شَاي مُعَلَّق فِي المَقْهَى؟
Kahvede askıda çay var mı diye sordu.
بَقِيَ المَشْرُوع قَيْدَ الانتِظَار، لَا أَعْرِفُ مَتَى سَيَسْتَمِرُّ.
Proje askıda kaldı, ne zaman devam edecek bilmiyorum.
القَرَار مُؤَجَّل، تَمَّ تَأْجِيلُهُ إِلَى الأُسْبُوع القَادِم.
Karar askıda, gelecek haftaya ertelendi.
مَوْقُوف، مُتَوَقِّف