كَانَ مُقَاتِلًا شُجَاعًا وَلَمْ يَخَفْ أَبَدًا.
O, aslan yürekli bir savaşçıydı ve hiç korkmadı.
كَانَ مُقَاتِلًا شُجَاعًا وَلَمْ يَخَفْ أَبَدًا.
O, aslan yürekli bir savaşçıydı ve hiç korkmadı.
النَّاسُ الْجَرِيئُونَ يَتَغَلَّبُونَ عَلَى الصُّعُوبَاتِ.
Aslan yürekli insanlar zorlukların üstesinden gelirler.
الْقَائِدُ الْمِقْدَامُ يَتَّخِذُ دَائِمًا الْقَرَارَاتِ الصَّحِيحَةَ.
Aslan yürekli bir lider her zaman doğru kararlar verir.
شُجَاع كَالأَسَد