atılmak

أُلْقِيَتْ هَذِهِ الرِّسَالَةُ الْمُهِمَّةُ فِي سَلَّةِ الْمُهْمَلَاتِ خَطَأً.

Bu önemli mektup yanlışlıkla çöp sepetine atıldı.

اِنْدَفَعَ الطِّفْلُ إِلَى الطَّرِيقِ فَجْأَةً فَأَوْقَفَ السَّائِقُ السَّيَّارَةَ.

Çocuk aniden yola atıldı ve sürücü arabayı durdurdu.

بَعْدَ تَقَاعُدِهِ خَاضَ مُغَامَرَةً جَدِيدَةً وَتَعَلَّمَ الرَّسْمَ.

Emekli olduktan sonra yeni bir maceraya atıldı ve resim öğrendi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler