ateşin

كَانَتِ الْفَتَاةُ الشَّابَّةُ تَنْجَحُ فِي إِبْهَارِ مَنْ حَوْلَهَا بِنَظْرَةٍ نَارِيَّةٍ.

Genç kız, ateşin bir bakışla etrafındakileri etkilemeyi başarıyordu.

أَصْبَحَتِ الفَتَاةُ الشَّخْصَ الأَكْثَرَ لَفْتاً لِلِانْتِبَاهِ فِي الحَفْلِ بِفُسْتَانِهَا المُلْتَهِبِ.

Ateşin renkli elbisesiyle partinin en dikkat çekici kişisi olmuştu.

نَجَحَ الْمُتَحَدِّثُ فِي إِثَارَةِ حَمَاسِ الْجُمْهُورِ بِأُسْلُوبٍ مُتَّقِدٍ.

Konuşmacı, ateşin bir üslupla dinleyicileri coşturmayı başardı.

İlişkili Kelimeler