ateşin

كَانَتِ الْفَتَاةُ الشَّابَّةُ تَنْجَحُ فِي إِبْهَارِ مَنْ حَوْلَهَا بِنَظْرَةٍ نَارِيَّةٍ.

Genç kız, ateşin bir bakışla etrafındakileri etkilemeyi başarıyordu.

أَلْقَى خِطَابًا مُلْتَهِبًا أَشْعَلَ حَمَاسَ الْجَمَاهِيرِ.

Kitlelerin coşkusunu alevlendiren ateşin bir konuşma yaptı.

نَجَحَ الْمُتَحَدِّثُ فِي إِثَارَةِ حَمَاسِ الْجُمْهُورِ بِأُسْلُوبٍ مُتَّقِدٍ.

Konuşmacı, ateşin bir üslupla dinleyicileri coşturmayı başardı.

İlişkili Kelimeler