ateşlenmek

اشْتَعَلَ حَرِيقُ الْغَابَةِ بِسُرْعَةٍ وَتَفَاقَمَ بِسَبَبِ الرِّيَاحِ.

Orman yangını rüzgarın etkisiyle hızla ateşlendi ve büyüdü.

ارْتَفَعَتْ دَرَجَةُ حَرَارَةِ الطِّفْلِ كَثِيرًا طَوَالَ اللَّيْلِ وَتَمَّ اصْطِحَابُهُ إِلَى الطَّبِيبِ فِي الصَّبَاحِ.

Çocuk, gece boyunca çok ateşlendi ve sabah doktora götürüldü.

الْتَهَبَ النِّقَاشُ تَدْرِيجِيًّا وَتَحَوَّلَ فِي النِّهَايَةِ إِلَى شِجَارٍ.

Tartışma giderek ateşlendi ve sonunda kavgaya dönüştü.

İlişkili Kelimeler