عِنْدَمَا دَخَلَ الْمُعَلِّمُ إِلَى الصَّفِّ، وَقَفَ جَمِيعُ الطُّلَّابِ.
Öğretmen sınıfa girdiğinde tüm öğrenciler ayağa kalktı.
عِنْدَمَا دَخَلَ الْمُعَلِّمُ إِلَى الصَّفِّ، وَقَفَ جَمِيعُ الطُّلَّابِ.
Öğretmen sınıfa girdiğinde tüm öğrenciler ayağa kalktı.
بَعْدَ الْعَمَلِيَّةِ، بَدَأَ بِالنُّهُوضِ بِبُطْءٍ.
Ameliyattan sonra yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladı.
تَمَرَّدَ الشَّعْبُ عَلَى سِيَاسَاتِ الْحُكُومَةِ.
Halk, hükümetin politikalarına karşı ayağa kalktı.
قَامَ، وَقَفَ، نَهَضَ، نَهَضَ وَاقِفًا