مِعْيَار — مَعَايِير
مِعْيَارُ هَذَا الْجِهَازِ مُعَطَّلٌ، وَلَا يَقُومُ بِقِيَاسَاتٍ دَقِيقَةٍ.
Bu cihazın ayarı bozulmuş, doğru ölçüm yapmıyor.
مِعْيَارُ هَذَا الْجِهَازِ مُعَطَّلٌ، وَلَا يَقُومُ بِقِيَاسَاتٍ دَقِيقَةٍ.
Bu cihazın ayarı bozulmuş, doğru ölçüm yapmıyor.
كُلَّمَا ارْتَفَعَ عِيَارُ الذَّهَبِ، زَادَتْ قِيمَتُهُ.
Altının ayarı ne kadar yüksekse, değeri de o kadar artar.
يَجِبُ عَلَيْكَ خَفْضُ تَعْدِيلِ سُطُوعِ التِّلْفِزْيُونِ قَلِيلًا، هَذَا مُتْعِبٌ لِعَيْنَيْكَ.
Televizyonun parlaklık ayarını biraz düşürmelisin, gözlerin yoruluyor.
Ayrıca: مِقْيَاس
ضَبْط