aydınlatmak

أَضَاءَ الْمِصْبَاحُ الْغُرْفَةَ كُلَّهَا.

Lamba bütün odayı aydınlattı.

كُتِبَ هَذَا الْكِتَابُ لِتَنْوِيرِ الْقَارِئِ فِي الْعَدِيدِ مِنَ الْمَوَاضِيعِ.

Bu kitap, okuyucuyu birçok konuda aydınlatmak için yazılmıştır.

أَنَارَتِ الشُّمُوعُ الْمَائِدَةَ بِطَرِيقَةٍ رُومَانْسِيَّةٍ.

Mumlar masayı romantik bir şekilde aydınlattı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler