aykırı

آرَاؤُهُ دَائِمًا مُخَالِفَةٌ لِلْفِكْرِ الْعَامِّ لِلْمُجْتَمَعِ.

Onun görüşleri her zaman toplumun genel düşüncesine aykırıdır.

هَذَا الْوَضْعُ يُشَكِّلُ وَضْعًا مُتَنَاقِضًا مَعَ سِيَاسَاتِ الشَّرِكَةِ.

Bu durum, şirketin politikalarına aykırı bir durum oluşturuyor.

كَانَتْ تَصَرُّفَاتُهُ شَاذَّةً لِلْغَايَةِ وَمُلْفِتَةً لِلنَّظَرِ.

Onun davranışları oldukça aykırı ve dikkat çekiciydi.

İlişkili Kelimeler