إِنَّهُ يَعْمَلُ وَفِي نَفْسِ الْوَقْتِ يَذْهَبُ إِلَى الْجَامِعَةِ.
Hem çalışıyor hem de aynı zamanda üniversiteye gidiyor.
إِنَّهُ يَعْمَلُ وَفِي نَفْسِ الْوَقْتِ يَذْهَبُ إِلَى الْجَامِعَةِ.
Hem çalışıyor hem de aynı zamanda üniversiteye gidiyor.
هَذَا الْمُنْتَجُ رَخِيصٌ وَبِالْإِضَافَةِ إِلَى ذَلِكَ فَهُوَ ذُو جَوْدَةٍ عَالِيَةٍ جِدًّا.
Bu ürün ucuz ve aynı zamanda çok kaliteli.
إِنَّهُ طَالِبٌ ذَكِيٌّ جِدًّا وَفِي الْوَقْتِ نَفْسِهِ مُجْتَهِدٌ جِدًّا.
O hem çok zeki hem de aynı zamanda çok çalışkan bir öğrenci.