büğemek

تُخَطِّطُ الدَّوْلَةُ لِحَجْزِ الْمِيَاهِ عَنْ طَرِيقِ بِنَاءِ سُدُودٍ جَدِيدَةٍ لِمُكَافَحَةِ الْجَفَافِ.

Devlet, kuraklıkla mücadele etmek için yeni barajlar inşa ederek suyu büğemeyi planlıyor.

أَوْقَفُوا الْمِيَاهَ عَنْ طَرِيقِ بِنَاءِ حَوَاجِزَ أَمَامَ الْجَدَاوِلِ لِتَقْلِيلِ خَطَرِ الْفَيَضَانَاتِ.

Sel riskini azaltmak için derelerin önüne set çekerek suyu büğediler.

İlişkili Kelimeler