bücür

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّهُ كَانَ أَقْصَرَ طَالِبٍ فِي الْفَصْلِ، إِلَّا أَنَّهُ كَانَ ذَكِيًّا جِدًّا.

O, sınıftaki en bücür öğrenci olmasına rağmen çok zekiydi.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّهُ كَانَ طِفْلًا ضَئِيلَ الْجُثَّةِ، إِلَّا أَنَّهُ كَانَ شُجَاعًا جِدًّا وَتَغَلَّبَ عَلَى كُلِّ تَحَدٍّ.

Bücür bir çocuk olmasına rağmen, çok cesurdu ve her zorluğun üstesinden geliyordu.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ صِغَرِ حَجْمِهِ، إِلَّا أَنَّهُ كَانَ قَادِرًا عَلَى الْقِيَامِ بِكُلِّ الْأَعْمَالِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bücür olmasına rağmen, bahçedeki tüm işleri yapabiliyordu.

İlişkili Kelimeler