büklümlü

يَجِبُ أَنْ تَقُودَ السَّيَّارَةَ بِحَذَرٍ لِأَنَّ الطَّرِيقَ مُتَعَرِّجٌ جِدًّا.

Yol çok büklümlü olduğu için dikkatli sürmelisin.

صَنَعَ الْفَنَّانُ تِمْثَالًا جَمِيلًا مِنَ الْأَغْصَانِ الْمُلْتَوِيَةِ.

Sanatçı, büklümlü dallardan güzel bir heykel yaptı.

مَشَيْنَا عَلَى طُولِ نَهْرٍ مُنْحَنٍ.

Büklümlü bir nehir boyunca yürüyüş yaptık.

İlişkili Kelimeler