bıyıklı

كَانَ الرَّجُلُ ذُو الشَّارِبِ يَلْفِتُ الأَنْظَارَ فِي الحَشْدِ.

Bıyıklı adam, kalabalığın içinde dikkat çekiyordu.

رَأَيْتُ قِطَّةً بِشَارِبٍ، كَانَ الْأَمْرُ مُضْحِكًا لِلْغَايَةِ.

Bıyıklı bir kedi gördüm, çok komikti.

İlişkili Kelimeler