يَغْفِرُ اللَّهُ ذُنُوبَ التَّائِبِينَ.
Tanrı, tövbe edenlerin günahlarını bağışlar.
يَغْفِرُ اللَّهُ ذُنُوبَ التَّائِبِينَ.
Tanrı, tövbe edenlerin günahlarını bağışlar.
عَلَى الرَّغْمِ مِنْ صُعُوبَةِ مُسَامَحَتِهِ، إِلَّا أَنَّ الصَّفْحَ هُوَ الْأَفْضَلُ.
Onu affetmek zor olsa da, bağışlamak en doğrusu.
مَنَحَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ إِجَازَةً إِضَافِيَّةً بِمُنَاسَبَةِ الْعِيدِ.
Müdür, bayram vesilesiyle çalışanlara ek izin bağışladı.
Ayrıca: تَبَرَّعَ، أَهْدَى، عَفَا، وَهَبَ
وَقَفَ، أَعْطَى، صَفَحَ، نَفَل، اِغْتَفَرَ، أَوْهَبَ