başüstü

أَلْقَى الصَّيَّادُونَ شِبَاكَهُمْ فِي الْبَحْرِ مِنْ مُقَدِّمَةِ الْقَارِبِ.

Balıkçılar başüstünden denize ağlarını attılar.

اِسْتَمْتَعَ السُّيَّاحُ بِالْمَنَاظِرِ الطَّبِيعِيَّةِ مِنْ خِلَالِ التِقَاطِ الصُّوَرِ فِي مُقَدِّمَةِ الْمَرْكَبِ.

Turistler başüstünde fotoğraf çekerek manzaranın tadını çıkardılar.

İlişkili Kelimeler