başağrısı

أُعَانِي مِنْ صُدَاعٍ شَدِيدٍ بَعْدَ يَوْمٍ مُرْهِقٍ.

Stresli bir günün ardından şiddetli bir başağrısı çekiyorum.

الضَّوْضَاءُ الْعَالِيَةُ تُسَبِّبُ لِي وَجَعَ الرَّأْسِ عَلَى الْفَوْرِ.

Yüksek ses, bende hemen başağrısı yapar.

أَصْبَحَ هَذَا الْمَشْرُوعُ مَصْدَرَ قَلَقٍ دَائِمٍ لِلشَّرِكَةِ.

Bu proje, şirket için büyük bir başağrısı haline geldi.

İlişkili Kelimeler