كَانَ تَمَرُّدُ الْعَبِيدِ نُقْطَةَ تَحَوُّلٍ مُهِمَّةً فِي التَّارِيخِ.
Kölelerin başkaldırması, tarihin önemli bir dönüm noktasıydı.
كَانَ تَمَرُّدُ الْعَبِيدِ نُقْطَةَ تَحَوُّلٍ مُهِمَّةً فِي التَّارِيخِ.
Kölelerin başkaldırması, tarihin önemli bir dönüm noktasıydı.
فَاجَأَ عِصْيَانُ الطُّلَّابِ إِدَارَةَ الْمَدْرَسَةِ.
Öğrencilerin başkaldırması okul yönetimini şaşırttı.
أَدَّتْ ثَوْرَةُ الشَّعْبِ إِلَى الْإِطَاحَةِ بِالدِّكْتَاتُورِ.
Halkın başkaldırması, diktatörün devrilmesine yol açtı.