ذَهَبَ كَبِيرُ الْمُفَاوِضِينَ إِلَى بروكسل لِمُنَاقَشَةِ التَّفَاصِيلِ النِّهَائِيَّةِ لِلِاتِّفَاقِيَّةِ.
Başmüzakereci, anlaşmanın son detaylarını görüşmek üzere Brüksel'e gitti.
ذَهَبَ كَبِيرُ الْمُفَاوِضِينَ إِلَى بروكسل لِمُنَاقَشَةِ التَّفَاصِيلِ النِّهَائِيَّةِ لِلِاتِّفَاقِيَّةِ.
Başmüzakereci, anlaşmanın son detaylarını görüşmek üzere Brüksel'e gitti.
مَثَّلَ رَئِيسُ الْمُفَاوِضِينَ بِلَادَهُ بِنَجَاحٍ فِي السَّاحَةِ الدَّوْلِيَّةِ.
Başmüzakereci, ülkesini uluslararası arenada başarıyla temsil etti.
حَقَّقَ الْمُفَاوِضُ الرَّئِيسِيُّ نَتِيجَةً إِيجَابِيَّةً بَعْدَ مُفَاوَضَاتٍ صَعْبَةٍ.
Başmüzakereci, zorlu müzakereler sonucunda olumlu bir sonuç elde etti.