مَدْخَنَة — مَدَاخِن
كَانَ الدُّخَانُ يَتَصَاعَدُ مِنْ مِدْخَنَةِ الْمَنْزِلِ، وَكَانَ الطَّقْسُ بَارِدًا جِدًّا.
Evin bacasından dumanlar yükseliyordu, hava çok soğuktu.
كَانَ الدُّخَانُ يَتَصَاعَدُ مِنْ مِدْخَنَةِ الْمَنْزِلِ، وَكَانَ الطَّقْسُ بَارِدًا جِدًّا.
Evin bacasından dumanlar yükseliyordu, hava çok soğuktu.
تَنْشُرُ مَدَاخِنُ الْمَصَانِعِ غَازَاتٍ سَامَّةً تُلَوِّثُ الْمَدِينَةَ.
Fabrika bacaları şehri kirleten zehirli gazlar yayıyor.
مَنْفَذُ تَهْوِيَةِ مَنْجَمٍ تَحْتَ الْأَرْضِ مُهِمٌّ جِدًّا لِسَلَامَةِ الْعُمَّالِ.
Yeraltı madeninin bacası, işçilerin güvenliği için çok önemlidir.