بَحَّار — بَحَّارَة
يَعْمَلُ أَخِي بَحَّارًا عَلَى سَفِينَةٍ كَبِيرَةٍ.
Kardeşim büyük bir gemide bahriyeli olarak çalışıyor.
يَعْمَلُ أَخِي بَحَّارًا عَلَى سَفِينَةٍ كَبِيرَةٍ.
Kardeşim büyük bir gemide bahriyeli olarak çalışıyor.
الْجُنُودُ الْبَحْرِيُّونَ مُكَلَّفُونَ بِالدِّفَاعِ عَنْ بِلَادِهِمْ فِي الْبِحَارِ.
Bahriyeliler, ülkelerini denizlerde savunmakla görevlidir.
يَخْضَعُ طُلَّابُ الْكُلِّيَّةِ الْبَحْرِيَّةِ لِتَدْرِيبٍ صَعْبٍ.
Bahriyeli öğrenciler, zorlu bir eğitimden geçerler.
نُوتِيّ