bakla

جَمَعَتْ أُمِّي فُولًا طَازَجًا مِنَ الْحَدِيقَةِ.

Annem, bahçeden taze bakla topladı.

أُحِبُّ تَنَاوُلَ الْبَاقِلَاءِ مَعَ الْخُبْزِ وَالزَّيْتِ فِي وَجْبَةِ الْإِفْطَارِ.

Kahvaltıda ekmek ve zeytinyağı ile bakla yemeyi severim.

İlişkili Kelimeler