bezelye

أُمِّي طَبَخَتْ يَخْنَةَ الْبَازِلَاءِ الطَّازَجَةِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ وَكَانَتْ لَذِيذَةً لِلْغَايَةِ.

Annem, akşam yemeği için taze bezelye yemeği pişirdi ve çok lezzetliydi.

أُحِبُّ تَنَاوُلَ الْبَسَلَّةِ الْخَضْرَاءِ الطَّازَجَةِ فِي فَصْلِ الرَّبِيعِ لِأَنَّهَا غَنِيَّةٌ بِالْفِيتَامِينَاتِ

Taze yeşil bezelyeyi ilkbaharda yemeyi severim çünkü vitaminler açısından zengindir.

طَبَخَتْ أُمِّي الْجُلْبَانَ مَعَ الْأَرُزِّ.

Annem pirinçle birlikte bezelye pişirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler