ballı

أَنَا مَحْظُوظٌ جِدّاً الْيَوْمَ، لَقَدْ حَصَلْتُ عَلَى دَرَجَةٍ عَالِيَةٍ فِي الِامْتِحَانِ.

Bugün çok ballıyım, sınavdan yüksek not aldım.

تَذَوَّقْتُ قِطْعَةً مِنَ الْكَعْكِ الْمَعْسُولِ فِي الْمَقْهَى الْجَدِيدِ

Yeni kafede ballı bir dilim kek tattım.

أَعَدَّتْ لَنَا وَالِدَتِي حَلِيبًا بِالْعَسَلِ، وَكَانَ لَذِيذًا جِدًّا.

Annem bize ballı süt yaptı, çok lezzetliydi.

Ayrıca: مُحَلًّى بِالْعَسَلِ، مُعَسَّل

İlişkili Kelimeler