baloncu

كَانَ بَائِعُ الْبَالُونَاتِ يَبِيعُ بَالُونَاتٍ مُلَوَّنَةً لِلْأَطْفَالِ فِي الْمَعْرِضِ.

Panayırda baloncu çocuklara rengarenk balonlar satıyordu.

صَنَعَ نَافِخُ الْبَالُونَاتِ بَالُونَاتٍ بِأَشْكَالٍ مُخْتَلِفَةٍ لِلْأَطْفَالِ فِي حَفْلِ عِيدِ الْمِيلَادِ.

Doğum günü partisinde baloncu çocuklara farklı şekillerde balonlar yaptı.

مُدَّعٍ — مُدَّعُون

إِنَّهُ يَتَحَدَّثُ دَائِمًا مِثْلَ مُدَّعٍ يَتَفَوَّهُ بِكَلِمَاتٍ كَبِيرَةٍ.

O, her zaman büyük laflar eden bir baloncu gibi konuşuyor.

İlişkili Kelimeler