يُمَارِسُ الرَّئِيسُ ضُغُوطًا عَلَيْنَا لِإِنْهَاءِ الْمَشْرُوعِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Patron, projeyi zamanında bitirmemiz için bize baskı yapıyor.
يُمَارِسُ الرَّئِيسُ ضُغُوطًا عَلَيْنَا لِإِنْهَاءِ الْمَشْرُوعِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Patron, projeyi zamanında bitirmemiz için bize baskı yapıyor.
يُمَارِسُ الْمُعَلِّمُونَ الضَّغْطَ عَلَى الطُّلَّابِ لِلدِّرَاسَةِ بِجِدِّيَّةٍ أَكْبَرَ.
Öğretmenler, öğrencilerin daha çok çalışmaları için onlara baskı yapıyor.
ضَغَطَ، تَسَلَّطَ، اِضْطَهَدَ، اِسْتَكْرَهَ