bel bellemek

يَسْتَعِدُّ الْقَرَوِيُّونَ لِزِرَاعَةِ مَحَاصِيلَ جَدِيدَةٍ عَنْ طَرِيقِ حَرْثِ أَرَاضِيهِمْ.

Köylüler, tarlalarını bel belleyerek yeni ürünler ekmeye hazırlanıyorlar.

قَامَ الْبُسْتَانِيُّ بِحَفْرِ الْأَرْضِ لِزِرَاعَةِ الزُّهُورِ.

Bahçıvan, çiçek dikmek için toprağı bel belledi.

مِنَ الْمُهِمِّ قَلْبُ التُّرْبَةِ لِتَهْوِيَتِهَا.

Toprağı havalandırmak için bel bellemek önemlidir.

İlişkili Kelimeler