belek

مَهْد — مُهُود

كَانَ الطِّفْلُ يَنَامُ بِهُدُوءٍ فِي الْمَهْدِ.

Bebek, belek içinde mışıl mışıl uyuyordu.

فِي الْمَاضِي، كَانَ الْأَطْفَالُ يُلَفُّونَ بِإِحْكَامٍ فِي قِمَاطٍ.

Eskiden bebekler sıkıca beleğe sarılırdı.

İlişkili Kelimeler