beyan

يَجِبُ عَلَى الشَّاهِدِ أَنْ يُدْلِيَ بِإِعْلَانٍ صَحِيحٍ فِي الْمَحْكَمَةِ.

Tanık, mahkemede doğru beyanda bulunmak zorunda.

تَصْرِيح — تَصَارِيح

أَصْدَرَتِ الشَّرِكَةُ تَصْرِيحًا رَسْمِيًّا بِشَأْنِ هَذِهِ الْمَسْأَلَةِ.

Şirket, konuyla ilgili resmi bir beyan yayınladı.

أَخَذَتِ الشُّرْطَةُ بَيَانًا بِشَأْنِ الْحَادِثِ.

Polis, olayla ilgili bir beyan aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler