بَدَأَ شَعْرُهُ يَبْيَضُّ مَعَ تَقَدُّمِهِ فِي السِّنِّ.
Saçları yaşlandıkça beyazlamaya başladı.
بَدَأَ شَعْرُهُ يَبْيَضُّ مَعَ تَقَدُّمِهِ فِي السِّنِّ.
Saçları yaşlandıkça beyazlamaya başladı.
تُصْبِحُ قِمَمُ الْجِبَالِ بَيْضَاءَ فِي الشِّتَاءِ.
Kışın dağların tepeleri beyazlar.