bezmek

لَقَدْ ضَجِرْتُ مِنَ الْقِيَامِ بِنَفْسِ الْعَمَلِ بِاسْتِمْرَارٍ.

Sürekli aynı işi yapmaktan bezdim artık.

سَئِمْتُ مِنَ الْأَكَاذِيبِ وَالْوُعُودِ.

Yalanlardan ve vaatlerden bezdim.

كَلَّ الطِّفْلُ مِنَ الِانْتِظَارِ فِي الطَّابُورِ.

Çocuk kuyrukta beklemekten bezdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler