binbir

يَعِيشُ فِي هَذِهِ الْمَدِينَةِ أُنَاسٌ مِنْ أَنْوَاعٍ لَا تُحْصَى.

Bu şehirde binbir çeşit insan yaşıyor.

كَانَ فِي الْحَدِيقَةِ أَزْهَارٌ مِنْ أَنْوَاعٍ عَدِيدَةٍ.

Bahçede binbir çeşit çiçek vardı.

وَاجَهْنَا فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ صُعُوبَاتٍ كَثِيرَةً جِدّاً.

Bu projede binbir zorlukla karşılaştık.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler