bir örnek

كَانَ الأَخَوَانِ التَّوْأَمُ يَرْتَدِيَانِ مَلَابِسَ مُتَطَابِقَةً، وَكَانَ مِنَ الصَّعْبِ التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا.

İkiz kardeşler bir örnek giyinmişlerdi, onları ayırt etmek zordu.

هَاتَانِ الصُّورَتَانِ مُتَمَاثِلَتَانِ، لَا يُوجَدُ فَرْقٌ بَيْنَهُمَا.

Bu iki resim bir örnek, aralarında hiçbir fark yok.

يَجِبُ عَلَى جَمِيعِ المُوَظَّفِينَ ارْتِدَاءُ مَلَابِسَ مُوَحَّدَةٍ.

Tüm çalışanlar bir örnek kıyafet giymek zorunda.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler