bir yana

بِصَرْفِ النَّظَرِ عَنِ الْمِزَاحِ، هَذَا الْمَوْضُوعُ جِدِّيٌّ لِلْغَايَةِ.

Şakayı bir yana bırakırsak, bu konu çok ciddi.

بِاسْتِثْنَاءِ مَرَضِهِ، كُلُّ شَيْءٍ عَلَى مَا يُرَامُ.

Hastalığı bir yana, her şey yolunda.

عَدَا عَنْ تَعَبِهِ، كَانَ سَعِيدًا جِدًّا.

Yorgunluğu bir yana, çok mutluydu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler