birebir

يَهْتَمُّ الْمُعَلِّمُ بِالطُّلَّابِ بِشَكْلٍ مُبَاشِرٍ، وَيُقَدِّمُ الدَّعْمَ الْخَاصَّ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمْ.

Öğretmen öğrencilerle birebir ilgileniyor, her birine özel destek veriyor.

تَمَّ رَسْمُ هَذِهِ الْخَرِيطَةِ بِمِقْيَاسٍ وَاحِدٍ لِوَاحِدٍ، أَيْ أَنَّ كُلَّ شَيْءٍ بِحَجْمِهِ الْحَقِيقِيِّ.

Bu harita birebir ölçekte çizilmiş, yani her şey gerçek boyutunda.

تُشْبِهُ هَذِهِ النُّسْخَةُ الأَصْلَ تَمَاماً، وَمِنَ الصَّعْبِ جِدّاً التَّمْيِيزُ بَيْنَهُمَا.

Bu kopya, orijinaline birebir benziyor, ayırt etmek çok zor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler